GAYB ÂLEMİNDEN İMDAT ÇIĞLIĞI: TASAVVUF KAYNAKLARINDA VELİLERDEN YARDIM İSTEME VE TEVESSÜL RİTÜELLERİ
"İslâm tasavvuf geleneğinde darlık ve
sıkıntı anlarında velîlerin rûhâniyetinden / spiritual presence yardım isteme
(istiğâse) ve onları Allah katında vesîle / means kılma (tevessül), sâlikin /
seeker (yolcu) acziyetini itiraf ederek 'Huzur-u İlâhî'ye bir şefaatçiyle
sığınması esasına dayanır." Kaynaklar, bu ruhanî / spiritual yönelişin
sadece bir temenniden ibaret olmadığını; belirli dualar, özel namazlar, adımlar
ve yön tayinleri gibi en ince detaylarıyla sistemleştirilmiş ritüeller / rituals
içerdiğini beyan ederler. Bu ritüeller, insan psikolojisinin çaresizlik
(ıztırar) anında müşahhas / concrete (somut) bir sığınağa ve manevî bir hâmîye
/ protector olan fıtrî ihtiyacını yansıtan pedagojik birer 'sekînet' / serenity
(huzur) limanıdır.
Abdülkâdir Geylânî Hazretleri ve On Bir Adım
Ritüeli
Kadiriyye yolunda "Gavsü’l-Âzam" / The
Great Helper olarak bilinen Abdülkâdir Geylânî (k.s.) üzerinden yardım istemek
için kaynaklarda "Hacet Namazı" ile irtibatlı çok dakik bir usul
tarif edilir. Bu ritüele göre kişi; iki rekât namaz kılıp her rekâtta
Fâtiha'dan sonra on bir İhlâs okumalı, selâm verdikten sonra Hz. Peygamber’e (salla'llâhu
aleyhi ve sellem.) salavat getirerek sağ ayağıyla Doğu (şark) tarafına on bir
adım yürümeli ve her adımda Gavs'ın ismini zikretmelidir. Adımların sonunda
Irak (Bağdat) cihetine yönelerek; "Yâ Seyyidî Abdülkâdir! Ben seni Hak Teâlâ'ya vesîle edip
hâcetimin husûle gelmesi için senden ricâ ederim" nidasıyla / cry
istiğâse / asking for help edilmelidir. Gönül gözü mülk âleminden melekût
âlemine kayan bir sâlik için mekânın uzaklığı, rûhâniyetin yakınlığına asla
engel teşkil etmez. (Sefîne, s. 135; Tâcü’l-Evliyâ, s. 346).
Seyyid Ahmed er-Rufaî ve Basra'ya Teveccüh
Rufaiyye meşrebinde sıkıntıdan kurtulmak için
uygulanan ritüel, yönelme / orientation (teveccüh) ve seslenme üzerine
kuruludur. Bu usulde; bir tenhada iki rekât namaz kılınıp yüz defa salavat
getirildikten sonra, Basra'daki Ümmü Abîde köyünde medfun olan Ahmed er-Rufaî
Hazretleri’nin merkadine / grave doğru dönülür. Kişi, tam bir inkisâr-ı kalp /
broken heart (kalp kırıklığı) ile;
"Ey
Ebü’l-Alemeyn! Senin himmetin hâzır, sırların ve inâyetin açıktır. Aklım
karmakarışık oldu, bana vesîle olan yollar kapandı, çârem tükendi. Bana
yetiş!" diyerek üç kez "Ağisnî" / "Help me" diye feryat eder. Makamı
kutbiyet olan bir velî, müridinin imdadına hem hayatta iken hem de vefatından
sonra ruhanî bir tasarrufla yetişendir. (Sefîne, s. 139-141;
Tâcü’l-Evliyâ, s. 112).
Ricalü’l-Gayb (Gayb Erenleri) ve Selâmlama
Ritüeli
Tasavvufî kozmolojide / cosmology kâinatın manevî
idaresinden sorumlu olan "Gayb Erenleri" / Men of the Unseen ile
irtibat kurmak için belirli zamanlarda ve yönlerde yapılan bir selâmlama
ritüeli mevcuttur. İbn-i Arabî (k.s.) tarafından sistemleştirilen bu ritüelde
sâlik, ricalü'l-gaybın o gün bulunduğu yöne dönerek;
"Esselâmü
aleyke yâ Ricâlu’l-Gayb! Ey mukaddes ruhlar! İmdadıma koşun, bana bakın ve
yardım edin!" duasını okur. Nüceba (sekiz kişi), Nükeba (on
iki kişi) ve Büdela gibi rütbelere sahip bu velîlerin, halkın yüklerini
taşıdığına ve kalplerdeki sırlara vakıf olduklarına inanılır. Arif için bir
makam ve zevk olan gaybî yardım, şeriat terazisiyle tartılmayan bir avam için
'dalâlet' / heresy kuyusu haline gelebilir. (Nefahât, s. 104;
Tâcü’l-Evliyâ, s. 331).
Ma’rûf-u Kerhî ve Diğer Velîlerin İsimleriyle
Yemin
Kaynaklarda, duanın kabulü için bazı velîlerin
isimlerinin "yemin" / oath veya "şefaat" / intercession
olarak kullanılması sıkça zikredilen bir diğer ritüeldir. Serî-i Sakatî (k.s.)
Hazretleri; "Allah’tan
bir ihtiyacın olunca 'Ma'rûf-u Kerhî’nin hakkı için hacetimi revâ eyle!'
diye yemin et, zira bu dua derhal kabul olunur" buyurmuştur. Benzer
şekilde, Şeyh Metbulî Hazretleri gibi bazı zâtların kabirleri başında yapılan
yakarışların / supplications, tabiblerin aciz kaldığı hastalıkların tedavisinde
ve kaybolan çocukların bulunmasında birer "büyük tiryak" / potent
antidote (şifa) işlevi gördüğü nakledilir.
Kaynakların sürekli tekrarladığı fikir; gerçek
yardımın Allah'tan olduğu, velîlerin ise ancak 'İlâhî lütfun tecellî noktaları'
/ manifestation points of divine grace ve birer ruhanî vasıta olarak kabul
edildiğidir. (Keşfü'l-Mahcub, s. 28; Envaru'l-Kulub, Cilt 1,
s. 164).
Psikolojik Analiz: Iztırar Hali ve Vesile
İhtiyacı
İnsan psikolojisi, ağır travmalar / traumas veya
çözümsüz görünen dertler karşısında rûhî bir 'tutunma noktası' arar. Velîlerden
yardım isteme ritüelleri, kişiyi kendi sınırlı benliğinden (nefs) çıkarıp,
Allah'ın 'Kadîr' ve 'Mugîs' / The Helper (yardımcı) sıfatlarının velî
üzerindeki tecellîsine odaklayarak bir 'psikolojik boşalım' (katarsis) ve
emniyet / security duygusu sağlar. Kendi acziyetini idrak eden kul,
'Müsebbibü’l-Esbâb'ın kapısını bir dostun (velî) eliyle çalmayı, doğrudan
çalmaktan daha edepli bir tevazu / humility hali olarak görür.
(Keşfü'l-Mahcub, s. 36-37; Semerat'ul-Fuad, s. 165).
Dipnotlar (APA):
- Câmî, M. (1998). Nefahâtü’l-Üns (Lâmiî Çelebi Tercümesi, S.
Uludağ & M. Kara, Haz.). İstanbul: Marifet Yayınları. (s. 53-54, 104).
- Hucvîrî, A. (2022). Keşfü’l-Mahcub - Hakikat Bilgisi (S.
Uludağ, Çev.). İstanbul: Dergâh Yayınları. (s. 28, 36-37).
- Ozak, M. (1975). Envâru’l-Kulûb (Cilt 1-2). İstanbul: Üçler
Matbaası. (Cilt 1, s. 164).
- Sarı Abdullah Efendi. (t.y.). Semerâtü’l-Fuâd. (s. 165).
- Şârânî, İ. (t.y.). Evliyalar Ansiklopedisi (Tabakâtü’l-Kübrâ).
(s. 1154, 1159, 1169-1170).
- Şârânî, İ. (t.y.). Tâcü’l-Evliyâ ve Burhânü’l-Esfiyâ. (s. 112,
330-331, 337-338, 346-350).
- Uludağ, S. (2022). Tezkiretü’l-Evliyâ Tercümesi. İstanbul:
Kabalcı Yayınları. (s. 65, 232, 289).
- Vassâf, H. (2005). Sefîne-i Evliyâ (Cilt 1-2). (M. Akkuş &
A. Yılmaz, Haz.). İstanbul: Kitabevi Yayınları. (Cilt 1, s. 135-141).
Yorumlar
Yorum Gönder